Mersin

Mersinli Limon Üreticileri Meclis Parkı’nda Protesto Eylemi Yaptı.

Mersinli limon üreticileri, CHP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır ile birlikte Meclis Parkı’nda limonun satış fiyatının üretim maliyetini karşılamadığı gerekçesiyle protesto eylemi yaptı. Üreticiler, yanlarında getirdikleri limonları yere dökerek ve sıkarak tepkilerini dile getirdi. Üretici bir kadın, “Biz niye değer görmüyoruz ben anlamadım. Bize bir değer verilmedi, her şeye değer verildi” dedi. CHP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır da, “Çiftçiyi limon gibi sıkıyorlar böyle. Sesimizi duy Sayın Cumhurbaşkanı, sesimizi duy Tarım Bakanı. Biz terörist değiliz. Sayın Cumhurbaşkanı’nı göreve çağırıyoruz, kısacası hükümeti, Mersin ile ilgilenmeyenleri göreve çağırıyoruz. Bunun hesabını 31 Mart’ta bu millet onlara soracak. Erdemli, Tarsus, Toroslar, Silifke, Anamur, Çukurova verecek” diye konuştu.

Mersinli limon üreticileri CHP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır ile birlikte, limonun satış fiyatının maliyetini karşılamadığı gerekçesiyle TBMM Parkı’nda eylem yaptı. Üreticiler, “Limonlarımız dalında kaldı”, “Üretmezsek tükeniriz”, ” Umudumuz, halımız ne olacak? Güvendiğimiz limon, bahçelerimiz vardı. Ondan da olduk” yazılı dövizler taşıdı. Yanlarında getirdikleri limonları sıkarak tepkilerini dile getiren üreticiler 2024 Mart ayında yapılacak yerel seçimlerle ilgili de mesaj verdi. AKP iktidarını yerel seçimler öncesi “Limon gibi sıkmak”la uyaran üreticilerin bu mesajları 1987 yerel seçimleri öncesinde SHP Genel Başkanı Erdal İnönü’nün ANAP Genel Başkanı ve Başbakan Turgut Özal’ı işaret ederek, enflasyon konusunda yurttaşları “Ya Özal zamlarıyla sizi limon gibi sıkmaya devam edecek, ya da ANAP gidecek, SHP iktidarında Türkiye nefes alacak” sözlerini anımsattı.

ÇİFTÇİYİ LİMON GİBİ SIKIYORLAR”

CHP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, üreticilerin getirdiği limonları sıkarak “Çiftçiyi limon gibi sıkıyorlar, böyle” dedi. Çakır, Mersinli limon üreticilerinin sorununun üreticiyi perişan hale getirdiğini belirterek şunları söyledi:

“Memleketimiz olan Mersin’den geliyoruz. Mersinimizin sorunu, Çukurova’nın sorunu, Erdemli’nin sorunu, Tarsus’un sorunu, Silifke’nin sorunu, velhasıl Torosların sorunu, üreticinin perişan olmasıdır. Üretici ürettiğini satamaz hale geldi. Ağaçları söküyoruz. Limon başında 1 lira, zaten maliyeti 7 lira. Biz öldük. İmdat diyoruz. Bize sahip çıkın… Bu milletin hali ne olacak? Rahmetli babam söylerdi, ‘Kötü toprağın verdiğini, iyi gardaş vermez.’ Toprak veriyor, fakat bizim bu elimizde kalıyor. Ne yapacağız? Parselleyip, parselleyip de mafyaya mı teslim edeceğiz topraklarımızı? Sesimizi duy Sayın Cumhurbaşkanı, sesimizi duy Tarım Bakanı. Biz terörist değiliz. Biz Yörük çocuğu, milliyetçiyiz. Devletimizi seviyoruz. Ama devlet bu millete sahip çıksın. Üreticiye sahip çıksın. Bu üretici perişan, oğlunu- kızını evlendiremiyor. Evine ekmek götüremiyor, ağacına, ineğine bakamıyor. Sütünü satamıyor. Bunu söylemek, nerenizi rahatsız ediyor sizin? Bunu söylüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanını göreve çağırıyoruz, kısacası hükümeti, Mersin ile ilgilenmeyenleri göreve çağırıyoruz. Bunun hesabını 31 Mart’ta bu millet onlara verecek. Erdemli, Tarsus, Toroslar, Silifke, Anamur, Çukurova verecek. Yok öyle, yeter yahu. O sandık. Et, narenciye, muz üretir satamayız.”

Çakır ve çiftçiler yanlarında tepkilerini göstermek için yanlarında getirdikleri limonları yere döktü.

BİZ NİYE DEĞER GÖRMÜYORUZ?”

Eylemde konuşan kadın çiftçi, limonlarının para etmediğini söyleyerek, “Bize niye değer görmüyoruz ben anlamadım. Bize bir değer verilmedi, her şeye değer verildi. Şu anda bir ekmek bile kaç lira oldu? Biz geçen yıl bu limonu dökecek yer bulamadık. Bize belediye, büyükşehir izin vermedi. Hiçbir yere dökemedik. Tarlada kalıyor, ağacı kurutuyor. Dibine dökecek hiçbir yer bulamadık, satacak yer bulamadık. Verdiğimzi yer de parayı geri vermedi bize. Bu yıl yine aynısı olacak. Bizim halimiz ne olacak. Ağacımızı kesersek biz ne yiyeceğiz, içeceğiz? Bizim çocuklarımız da okumak istiyor, okuyan nereye gidiyor? Soruyorum size. Bu yüzden okutmak istemiyoruz. Gelsin benimle çalışsın. Ama bize izin verilsin. Köylüye, çiftçiye izin verilsin” diye konuştu.

Başka bir çiftçi de “Nerede benim Tarım Bakanım? Şu limon 1 lira. Bir çay çıkmış, 15- 20 lira. Mazot çıkmış, 42 lira. Bu işin içinden nasıl çıkacağız. Bu limonu kesip kesip yabancılara mı satacağız? İsrail, Filistin gibi mi olmasını istiyorlar? Bizim genç nesillerimiz, benim çocuklarım buna heves etmiyor. Niye? Haklı. Niye haklı? ‘Baba’ diyor, ‘1000 liraya ben hayatımı çürütemem, sat’ diyor” dedi.

Çiftçi, Türkiye’nin tarım ürünlerini ithal ettiğini vurgulayarak, “Bizim sonumuz nereye gidiyor? İthal mi yapalım? Cayır cayır dışarıdan ithal et getiriyorlar. Nerede bizim eski hayvancılığımız? Bundan 20 sene ince biz ihraç ediyorduk dış ülkelere. Nereye gitti? Türkiye mi değişti?” dedi.

TARIM BAKANINA GÖNDERİN DE YESİN”

Yere dökülen limonları tekrar çuvala dolduran bir üretici de “Bunu Tarım Bakanı’na gönderin de yesin” diyerek Bakan Yumaklı’ya tepki gösterdi.

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
%d blogcu bunu beğendi: